SamuKata
Sevan Nişanyan

Sevan Nişanyan

patreon


Sevan Nişanyan posts

Kelimebaz 173 - Ayla

8 Mayıs 2009

Arapçadan gelme hale’ye karşılık Öztürkçeciler 1935 yılında ayla sözcüğünü ortaya atmışlar. Ay tamam da la ne demek acaba? Yok Türkçede öyle bir şey. Baktım, 34’te Dil Devrimi’ne hazırlık olsun diye çıkardıkları Tarama Dergisi’nde ay ağılı View Post

Kelimebaz 172 - Kolpa

7 Mayıs 2009

Argo kelimelerin kökünü bulmak en zor işlerden biridir ama bu sefer problem yok. İtalyanca colpo “darbe, vurgun”, Fransızca/İngilizce coup biçiminde tanıdığımız kelime: cuk oturuyor.

İstanbul argosunda kolpa vurmak = vurgun vurmak. Hüseyin Ra...

View Post

Kelimebaz 171 - Seyretmek

6 Mayıs 2009

“Televizyon seyretmek mi izlemek mi?” diye sormuş birisi, “izlemek deyiminde bana batan bir şey var ama nedir bilmiyorum!”

Rahatsız eden şeyi söyleyeyim, ambalaj kokusudur. “Televizyon izlemek” yeni bir deyim, sanırım 90’larda çıktı, müthiş bir hızla yayıldı. Yeni çıkan dil modala...

View Post

Kelimebaz 170 - Ekonomi

5 Mayıs 2009

İnternet adı verilen dev çöplükte eşinirken okurlarımdan biri şu bilgiyi bulmuş, doğru mudur diye bana sormuş: “Namus, ekonomos’tan geliyor. Eko-nomos, ev yasası, kadının yaptığı işler, ev işleri, kadına ait işler anlamına geliyor. Ekonomos, ekonomi, kadın işidir, üretime dayalıdır, eko...

View Post

Kelimebaz 169 - Haydan Gelen

4 Mayıs 2009

Haydan gelen huya gider deyiminin aslını faslını bilmiyorum, nokta. Tahmin yürütebilirim tabii, hatta ikna edici durur. Ama tahmin etmek başka şey, bilmek başka şey. Aşağı yukarı yirmi senedir bu kelimecilik işiyle uğraşıyorum. Kısaca ne öğrendin diye sorarsanız, bilmekle tahmin etmeyi ayırmay...

View Post

Kelimebaz 168 - Karandaş

2 Mayıs 2009

Kurşunkalemin Rusçası karandaş карандаш. Dünyanın en meşhur kurşunkalem markası da İsviçreli Caran d’Ache, ki /karandaş/ okunur. Belli yani, selpak yahut aydinger yahut permatik gibi bir durum var ortada, değil mi?

Değilmiş! C...

View Post

Kelimebaz 167 - Mayıs

1 Mayıs 2009

Biri elbet hatırlatır diye bekledim, kimse çıkmadı. Ermenice yeğern եղեռն “felaket, bela” demek, evet.[1] Ama esas anlamı bu değil cinayettir, ağır ve dehşetli bir suç anlamında. Dört tane...

View Post

Kelimebaz 166 - Civa

30 Nisan 2009

Kürtçe jiyin yaşamak, bi- dilek kipi öneki, bijîde “yaşasın” oluyormuş. Bijî serok dedikleri “yaşasın Başbuğ” – sözde sosyolog olanı değil tabii, öbürü. Jiyan yaşam, bazen kişi adı olarak görülüyor.

B...

View Post

Kelimebaz 165 - Boşgezenyan

28 Nisan 2009

Tarih doktorası yazmak için bakir konu mu arıyorsun, al sana konu: Osmanlı Ermenilerinde soyadı devrimi. Tam tarihlerden emin değilim ama galiba 1820’lere dek Ermenilerde (tıpkı Türklerde olduğu gibi) soyadı pek yok. Ta eski zamanlardaki bey hanedanlarının soyadı var, Gamsaragan, Bagratuni, Knuni, Hor...

View Post

Kelimebaz 164 - Magazin

27 Nisan 2009

Arapça xazn depolamak. Xazîna(hazine) depo demek, illa kıymetli eşya deposu olması şart değil. Maxzan(mahzen) de aynen öyle, bir şey depolanan yer. Bunun çoğulu maxâzin, yani depolar. Oradaki x gırtlaktan gelen hırıltı sesi, İngilizcedeki /ks...

View Post

Kelimebaz 163 - Laf

25 Nisan 2009

Memleketin bir uzak köşesindeki ilkokul öğretmeni yazmış, ders kitabında söz sözcüğünün eş anlamlısı laf diye yazıyor, çocuklar itiraz etti, karar veremedik, ne dersin diye. Ne diyeyim, imkan olsa da okulunuza gelip ben de tartışmaya katılsam ne güzel olur demek...

View Post

Kelimebaz 162 - Tehcir

24 Nisan 2009

Bazı detaylar vardır yüz defa bakar görmezsin, fark edince de hayret edersin daha önce nasıl atladım diye.

Arapçada tehcîr yok. Daha doğrusu var da, alakasız bir marjinal kelime, “sabah güneş doğmadan yola çıkmak” demekmiş. Osmanlıca sözlüklerde geçmiyor. Geçen yüzyı...

View Post

Kelimebaz 161 - Meryem

23 Nisan 2009

Köşeyazarlığı mesleği acayip iş. Şaşılacak kadar candan mektuplar alıyorum. İnsanlar kalplerini açıyorlar, hayallerini ve kuşkularını anlatıyorlar, olmadık konularda tavsiyemi soruyorlar. Bazen mecbur, Güzin Abla’lığa soyunuyorum. Herkese cevap yetiştiremediğim için kahroluyorum.

Geç...

View Post

Kelimebaz 160 - Makrame

22 Nisan 2009

TDK’ya sorsan “makrome”, Fransızcası da macremé imiş, “kalın iplikle elde örülmüş iş”. Nereden tutsan yanlış: bir kere Türkçesi makrome değil makrame, Fransızcası da macramé. 1990’larda Türkçeye girmiş bir kelimenin Fransızcadan alınması a...

View Post

Kelimebaz 159 - Haşırt

21 Nisan 2009

İlmî takılanlar zırt, tak, şangır, cozur gibi kelimelere onomatope diyor, Türkçesi de “yansıma sesler” yahut “ses yansımalı kelimeler” imiş. Bunları öyle doğadan çıkma şeyler sanmayın sakın. Türkçe onomatopelerin adeta kimya formülleri ya da müzik notaları gi...

View Post

Kelimebaz 158 - Boyoz

20 Nisan 2009

İzmir’in alameti farikalarındandır, bol yağlı bir tür katmer hamurundan yapılmış çörek, İstanbul’daki en yakın muadili açma herhalde. Yahudi işi olduğunu İzmirliler bilir. Zaten İzmir kültüründe özgün olan ne varsa Yahudilerden ya da Levantenlerden kaldığı da kimsenin meçhulü değildir...

View Post

Kelimebaz 157 - Bereket

18 Nisan 2009

Eski Babil’in dili olan Akatçada birku ve burku “diz” demekmiş. İbranice berek, Süryanice burkâaynı anlama geliyor. Eski Habeşçesi de bırk. Geçen sene Etiyopya’da Yemrehanna Krisdos Manastırında misafir kaldığı...

View Post

Kelimebaz 156 - Lingua Franca

17 Nisan 2009

Osmanlı donanmasının dili Türkçe değildi, hele “Osmanlıca” hiç değildi, İtalyancaydı. Daha doğrusu İtalyanca ağırlıklı bir tür deniz Tarzancası olan Lingua Franca idi, yani Frenk Dili. Kozmopolit bir piyasada anlaşmaya yarayan kırma dillere dilbilimciler pidgin adını veriy...

View Post

Kelimebaz 155 - Kartoteks

16 Nisan 2009

Geçenlerde kartoteks kelimesini kullandım: hemen biri yazmış, necedir, biblioteks gibi mi diye. Elhak doğru, bunun Frenkçesi cartothèque’tir, aynen diskotek, sinematek ve bibliyotek gibi. Ama bizde hatırladığım kadarıyla en az 1970’lerin ortasından beri kartoteks diy...

View Post

Kelimebaz 154 - Kelime

15 Nisan 2009

Arapça kelime ve kelam ile “yara” anlamına gelen kelm aynı köktense bunun felsefi anlamı ne olabilir diye sormuş birisi, Wittgenstein’dan filan bahsederek. Maildeşlerimin kültür ve merak düzeyi şayet okur ortalamasını yansıtıyorsa vallahi işim z...

View Post

Kelimebaz 153 - Mendebur

14 Nisan 2009

Vefik Paşa (1876) “uğursuz, müflis” demiş; Şemseddin Sami (1900) “hayırsız, haylaz, aciz, yaramaz”. Kökenini göstermeye teşebbüs etmemişler. TDK sözlüğünde 1945’ten bu yana hep “sümsük, sünepe” diye geçiyor.

Farsçada mendbûr veya mendebûrvar...

View Post

Kelimebaz 152 - Çatana

13 Nisan 2009

1853 yazında Rusya o zamanlar Memleketeyn (“iki memleketler”, yani Eflak ve Boğdan) adı verilen Romanya’yı işgal eder. Rusların her an Tuna’yı aşıp Bulgaristan’a girmesi beklenirken Türk ordusu beklenmedik iki kontratakla bunu en azından bir süre geciktirmeyi başarır. 5 Kasım’da Olteniça...

View Post

Kelimebaz 151 - Kıtıpiyos

11 Nisan 2009

Kıtıpiyos nedir diye sormuş bir arkadaşımız, sanki Gugıl bitti artık her şeyi Nişanyan’a soruyoruz. Cevabı basit. Rumca Egyptos Mısır, Egyptios Mısırlı, telaffuzda Kiptios olur. Mısır’ın Arap-öncesi yerli halkına verilen Kıptî View Post

Kelimebaz 150 - Klozet

10 Nisan 2009

İngilizce closet “küçük oda”, water closet, kısaltması WC, “içinde tuvalet ve lavabo bulunan küçük oda”. Her türlü tuvalet-banyo odası da değil, bizde hela dediğimiz hücre şeklinde olanı.

Türkçe klozet 1990’lardan beri yaygın, alafranga tu...

View Post

Kelimebaz 149 - Obez

9 Nisan 2009

Anadolu Türkçesinde obmak “hapır hupur yemek”, obur çok yiyen. Latince obêdere “tıkınırcasına yemek”, obêsus “aşırı yiyen, obur”. Aaa, Sezar’la akraba mı çıktık?

Aslında o kadar basit ki, bunun olamayacağını bilmek içi...

View Post

Kelimebaz 148 - Takiye

8 Nisan 2009

Benim bulabildiğim en eski örneği demir takiye diye geçiyor, savaşta başa takılan bir tür zırh, zannederim demirden basit tas şeklinde olanı. 1680 tarihli Meninski sözlüğü bundan da söz etmiş, ama takiye ve tâkiye altında verdiği esas tanım “İs...

View Post

Kelimebaz 147 - Cübeyl

7 Nisan 2009

Şimdi bu o kadar uçuk bir etimoloji ki insan ilk okuyuşta “hadi canım olur mu öyle şey” diyor. Ama kaynaklar sağlam, zincirin her halkası kendi içinde tutarlı ve net.

Cübeyl bugünkü Lübnan’da Beyrut’un az kuzeyinde bir kasabanın adı. Adı Arapça cebel’den tepec...

View Post

Kelimebaz 146 - Kohen

6 Nisan 2009

Tahmin ve tahayyülat üzerinden etimoloji yapmak riskli iş. İnsanı olmadık tuzaklara düşürür. Buyurun size nefis örnek. Hakan Erdem’den apardım, kendisine mersiler diyorum.

Ortaasya Türk kültürünün iki temel direği, töre ve kağan. Töre, Türk kavimlerinin y...

View Post

Kelimebaz 145 - Malta eriği

4 Nisan 2009

Malta taşı tabirini en erken 1876 tarihli Ahmet Vefik Paşa sözlüğünde buldum. Keserle yontulan ve özellikle avlu zeminlerinde kullanılan bir tür yumuşak taş. Gerçekten Malta’dan mı gelir, bir bilgim yok; hem avlu taşı gibi ucuz ve ağır bir nesne neden ta Malta’dan ithal edilsin ki? View Post

Kelimebaz 144 - Zührevi

3 Nisan 2009

Arapça ezher “parıldayan, görkemli, ışık saçan”. Mısır’daki ünlü okulun adı böyle. Zehrâ da bunun dişisi olan sıfat. Arapçada tıpkı Almanca ve Fransızcadaki gibi sıfatların bir dişi bir de erkek hali var. Bu da böyle dişi sıfat yapan bir kalıp: ekb...

View Post